DİSK || sabit disk alanı gerekmektedir.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (kısaca DİSK), 13 Şubat 1967′de Türk-iş’ten ayrılan sendikalar tarafından kurulan işçi konfederasyonudur. Genel merkezi İstanbul’dadır.


Dış bağlantılar

  • DİSK
  • 1 Mayıs Taksim ve DİSK

İmdâd-ı Seferiyye || 1 oranında

Osmanlı Devleti’nin, savaş masraflarına karşılık olmak üzere halktan aldığı örfî vergiye
“imdâd-ı seferiyye” adı verilmektedir. Osmanlılarda tekâlif-i örfiyyenin ilki bu
vergidir.

Bu vergi başlangıçta savaş harcamalarına ve mevâcip ödemelerine katkı
sağlamak üzere, sonra geri ödemek kaydıyla ödünç olarak isteniyordu. Bunun miktarı,
bazı vilayetlerin halkından ve bazı has gelirlerinden tayin ediliyordu. İlk olarak 1687
tarihinde, “ber vech-i karz” yani borç olarak devlet adamlarından, esnaf ve tüccar
birliklerinden ve bazı sancaklardan alınmıştır. Ancak sonraları borç kaydının
belirtilmesinden vazgeçilmiştir. 1699 tarihine kadar zaman zaman bu vergi tarh edildiyse de, 1699’dan sonra bir süreliğine unutulmuştur. 1711 Prut Seferi dolayısıyla
yeniden bu ad altında vergi toplanmıştır. 1717 ve 1718 tarihlerinde yeni bir düzenleme
getirilerek, önceki yıllarda toplanan imdâd-ı seferiyye ortalaması esas alınmış, eyalet
başına belli bir meblağ tarh edilerek sancaklara pay edilmiş ve sancaklardan da kazalara
imkanları oranında dağıtılmıştı. Bu son uygulamalarda, imdâd-ı seferiyye eyalet ve
sancak mutasarrıflarına tahsis edilen bir gelir haline dönüşmüştü.

Savaş yıllarına özgü bir vergi olan imdâd-ı seferiyye yanında, barış zamanlarında imdâd-ı hazeriyye adıyla,
geliri eyalet ve sancak beylerine, bunların besleyecekleri askere sarfedilmek üzere
ayrılan başka bir vergi konmuştur. Lale devri başlarında imdâd-ı seferiyye savaş,
imdâd-ı hazeriyye ise barış yıllarına özgü vergiler olarak yerleşmişti.

Dolaşım || imkân tanır. MP3

Dolaşım (İngilizce roaming) özelliği, GSM ile birlikte ortaya çıkmış bir teknolojidir ve bir mobil ağın (veya şebeke operatörünün) abonesi olan bir kullanıcının bu aboneliğini diğer ağlarda da kullanabilmesine olanak tanır.


Uygulamalar

Dolaşım sayesinde bir ağ sadece bir bölgeyi kapsama alanına alıp diğer bölgelerdeki hizmetini de başka ağlar üzerinden verir. Bunun uygulamaları şu şekildedir:

  • Uluslararası dolaşım sayesinde bir abone mobil cihazını kendi ülkesinin dışındayken de kullanmaya devam eder
  • Yeni şebekeler, ağlarını kurduğu süre içerisinde kapsama alanı sorunlarını ulusal dolaşım ile aşabilirler
  • Daha yüksek teknoloji ile kurulan şebekeler, karşılıklı dolaşım sayesinde eski şebekenin geniş kapsama alanından faydalanabilir, eski şebekenin aboneleri ise yeni şebekenin sunduğu olanaklardan faydalanmaya başlayabilir

Sistemin en büyük avantajı, tüm ağlarda kullanıcının telefon numarasının aynı olması ve telefonunun aynı şekilde çalışıyor olmasıdır.


Sorunlar

Bu sistemin bazı büyük sorunları vardır:

  • Dolaşım antlaşması iki şebeke operatörü arasında imzalanır, dolayısıyla her zaman mümkün olmayabilir. Örneğin Türkiye’de, Turkcell ve Telsim ikilisi Aria ve Aycell’e dolaşım yetkisi vermeyi reddetmiştir.
  • Dolaşım sırasında, asıl şebeke hat girişini, kullanılan şebeke bant genişliğini, ve arada başka şebekeler de veri alış verişini sağlarlar. Dolayısıyla dolaşım kullanıcıya yüksek ücretlere mal olabilmektedir!
  • Genelde, dolaşım sırasında kullanıcı aldığı çağrılar için de ücret öder. Daha kötüsü, bundan haberi olmayan kullanıcı sürprizi faturasıyla birlikte farkedecektir! Özellikle ülkelerin uç kısımlarında yaşayan insanlar bu sorunları sıklıkla yaşamaktadırlar: İzmir’in birçok bölgesinde Yunan şebekelerinin sinyali alınabilir, veya Mardin’de telefon aniden bir Suriye şebekesinden hizmet almaya başlayabilir…


Dışbağlantı

  • http://www.kablosuz.org

Kontrgerilla || olacaklardan haberdar değildi.

Kontrgerilla, İtalya’daki adı Gladio, Yunanistan’da B-8 ya da Koyun Postu, Belçika’da SDRA-8, Hollanda’da NATO Komutası, Batı Almanya’da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya’da Schwert, Fransa’da Rüzgar Gülü, İspanya’da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere’de Secret British Network, Türkiye’de Kontrgerilla olarak bilinen Soğuk savaş döneminde komünist düşüncenin iktidarları ele geçirmemesi için kurulan NATO ve CIA destekli birimler.


Tarihçesi

Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra muhaliflerin (o dönem komünistlerin) iktidara gelmesini önlemek için kurulan “Gladio” adlı kontrgerilla örgütünün Türkiye’deki uzantısına siyasi literatürde Kontrgerilla denilmektedir

NATO’nun Özel Harp talimnamelerine göre, üye ülkelerde kurulan NATO birimleri Türkiye’de önce Seferberlik Tedkik Kurulu adıyla örgütlenmiş sonra doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Özel Harp Dairesi çatısı altında ve bunun sivil uzantısı olarak faaliyet yürütmüştür.

Danıştay’a yönelik saldırı sonrasında çıkan ilişkiler ağıyla gündeme gelen “devlet yanlısı çete” yapılanmasının, uzun süredir Türkiye’de faaliyet gösterdiği ve devleti korumak amacıyla siyasi suikasttan naylon terör örgütü kurmaya” kadar birçok illegal eylemi onayladığı ortaya çıkmıştır.

Deniz Kuvvetlerinden ayrılma araştırmacı-yazar Erol Mütercimler, ilk kez 1980′de örgütün varlığından haberdar olduğunu dile getirmiştir.[1]

Ses (dergi) || ses biçimi ve

Ses Magazin dergisi.

Ses Dergisi, 1956′da yayımlanmaya başladı. Bir çok sanatçının Yeşilçam’a ve sahnelere adım atarak ünlü olmasını sağlayan Ses Dergisi’nde, sanat, sinema, moda ve müzik dünyasından haberler yer alıyordu. Dergi aynı zamanda, Ressam Fikret Mualla’nın çizimler yaptığı, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun düzenli yazılar yazdığı bir dergi olma özelliği taşıyordu. Fikret Mualla hakkında, Ses Dergisi için 1938′de çizdiği desenlerden birinin müstehcen olduğu gerekçesiyle dava açılmıştı ve edebiyata yatkınlığı ile bilinen ressamın Ses’de yayımlanmış ‘Masal’ ve ‘Üsera Karargahı’ adlı iki öyküsü de bulunuyordu.

Ses Dergisi, Türk sineması, türk müziği ve sanat dallarında bir çok ünlünün bugünkü tanınırlığını sağlamada çok etkili olmuştur.

Ses dergisi yayın hayatına devam etmemektedir.

Ğ || Bu formatlar sesi

Ğ ya da ğ harfi Türkçe, Azerice, Kırım Tatar’ı,Tatar ve Gürcüce dillerinde kullanılır. Bu harfin unikodu büyük harf için U+011E, küçük harf için U+0011F dir.


Türkçede kullanımı

Türkçede yumuşak g olarak bilinen bu harf Türk alfabesinin dokuzuncu harfidir. Belli bir sesi yoktur, kendisinden önce ya da sonra gelen ünlü harflere göre kullanılır. Örneğin dağ sözcüğü daa gibi okunur. Eğer e, i, ö veya ü harflerinden sonra gelirse y gibi okunur. İki ünlünün arasında yer alıyorsa bazen yine de y olarak okunur. Almanca’daki “R” sesinin okunuşuna çok benzer.


Azeri, Kırım Tatar’ı ve Tatarca’da kullanımı

Türkçede bir sözcüğün başına gelmeyen ğ harfi, Kırım Tar’ı ve Tatarca’da gelebilir. Örneğin Arapça’da Abdullah olarak yazılan bu isim Tatarca’da Ğabdulla olarak yazılır. Bu Türk lehçelerindeki “ğ” sesi oldukça kalın ve gırtlağa yakın telaffuz edilir. Yani Türkiye Türkçesi’nde o kadar yumuşamıştır ki görevi kendinden önceki ünlüyü uzatmak olmuştur. Ancak bu lehçelerde kalın olarak çıkarılır. Türk kirillerinde yumuşak g’ye karşılık olarak “ғ” ya da “гъ” harfleri kullanılmaktadır.

Kartvizit || belirlenen hem ses


Genel Bilgi

Genel olarak sahibinin adı ve soyadı, bağlı bulunduğu kurum, unvanı ve iletişim bilgilerinin yer aldığı tasarımlardır. Çoğunlukla kartvizit baskıları bristol kartona yapılmaktadır. Kartvizitler için sıklıkla kullanılan ölçüler: eni için 5 - 5,5 cm, boyu için 8-9 cm’dir. Kartvizitler, kurumsal kimliğin ayrılmaz bir parçası olduğu için bu doğrultuda hazırlanması gerekmektedir. Firma logoları için belirlenen renklerin pantone numaraları matbaa ile paylaşılmalıdır. Kartvizitler, profesyonelliğin kısa bir ifadesidir. İş görüşmelerine başlamadan önce kartvizitlerin değişimi son derece önemlidir.

Renkli kartvizit, Basit görünüşünün yanında imaj bakımından etkili bir reklamdır. Günümüzde firmalar tanıtıma ayırdıkları rakamları kıstıkça farkında olmadan piyasalarını rakip firmalara kaptırmaktadırlar. Kriz dönemlerinde reklamdan tasarrufa gitmek isteyen firmalar, kartvizitlerindeki imajlarını düzeltmekle de kendilerini tanıtabilmektedirler. Renkli kartvizitin diğerlerine göre

  • Renkli olması nedeniyle görsel çekicilik
  • Kâğıdının iyi kalitede (kuşe) olması
  • Firma ürünlerinin resimlerle gösterilmesi
  • Basit kartvizitlerden daha hesaplı olması (toplu basıldığı için)
  • Arka Baskısının olması
  • Islanmaması için selefon kaplama olması.

gibi üstünlükleri bulunmaktadır.

Kartvizit ağacı şu şekildedir :

Seri Üretim Kartvizit

  • Popüler Kartvizit (Resim ağırlıklı, canlı renkler için ideal)
  • Mat Selefon Kartvizit (Az resimli, logo ve yazıdan oluşan kartlar için ideal)
  • Fantezi Kartvizit (Resimsiz, logo ve bilgilerden oluşan kartlar için ideal)

Acil Kartvizit

  • Digital (dijital) Baskı
  • Ofset Express Baskı

Özel Kartvizitler

  • 2 Renk - Tek yüz
  • 3 Renk - Tek yüz
  • 4 Renk - Tek yüz
  • Çift yüz

V.I.P Kartvizitler

  • Gofralı Kartvizit
  • Gofralı Kısmi laklı kartvizit
  • Kabartma yazılı kartvizit
  • Kabartma yazılı ve yaldızlı kartvizit


Ekstra Uygulanan İşçilik

  • Gofre
  • Varak
  • Bölgesel parlaklık
  • Selefon
  • Özel kesim

Kartvizit örnekleri

Şah İsmail || eskiye

thumb|200px|right|Şah İsmail

Şah İsmail, Azerbaycan Safevi devletinin kurucusu önemli devlet adamı ve şair (17 Temmuz 1487 - 23 Mayıs 1524).

Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri olan Avşar boyundandır. İran Safevi Devleti’nin Sultanlığını yapmıştır. Şiilerin başı olmak için savaşmıştır. Çaldıran Savaşı’nda Yavuz Sultan Selim’e yenilmiştir.

Büyük devlet adamı Şah İsmail Azerbaycan ve İran’da güçlü bir devlet sistemi kurmuştur. Azericeyi devlet dili olarak kabul etmiş, milli devlet gelenekleriyle Azerbaycan devlet tarihinde yeni bir aşama kaydetmiştir.


Hayatı

Şah İsmail 17 Temmuz 1487 yılında Erdebil şehrinde soyu çok eskiye dayanan nüfuzlu ve tanınmış bir Azerbaycan’lı ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Baba tarafından Şeyh Seyfettin’nin soyundandır. Şah İsmail’in babası Şeyh Haydar, dedesi ise Şeyh Cüneyd’dir. Şah İsmail anne tarafından da devrin güclü ve köklü bir ailesine mensuptur. Annesi “Alemşah beyim” Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’nın kızı, Sultan Yakub’un kız kardeşidir.

Şeyh Haydar savaş sırasında ihanete uğrayıp öldürüldükten sonra (1488), İsmail annesi ve kardeşleri (Sultanali ve İbrahim) ile birlikte Şiraz’da (İstәxrdә) mahkum edilir. Mahkum edildiklerinde İsmail daha iki yaşında bile değildir. Bir süre sonra Rüstem Mirza kardeşlerden yararlanmak için onları serbest bırakır. Fakat savaş sırasında İsmail’in büyük kardeşi Sultanali’nin ve “kızılbaşlar”ın cesurca çarpıştıklarını görünce korkuya kapılır, kendisini ve neslini ortaya çıkacak tehlikelerden korumak için Şeyh Cüneyd neslini ortadan kaldırmaya karar verir. O, Şeyh Sultanali’nin üzerine adamlarını gönderir ve onu öldürtür. Ölümünden önce Şeyh Sultanali İsmail’i varisi ilan eder ve Erdebil’e gönderir. “Kızılbaşlar” İsmail’in arandığını öğrenince onu bir süre Erdebil’de daha sonra da Rәştdә gizlenmesini sağlarlar.
Sonra onu Lahicana, Gilan hükümdarı Mirza Ali’nin sarayına getirirler. Gilan’a geldiğinde İsmail daha yedi yaşındaydı. Burada, Hasan han’ın koruması altında Lala Hüseyin tarafından eğitilir. İsmail yaklaşık altı yıl burada kalarak, dönemin tanınmış emir ve alimlerinden dini, dünyevi ve askeri eğitim görür.

Şah İsmail 13 yaşında siyasi ve dini konularda faaliyete başlar.Ağustos 1499′da Erdebile yollandı.


Dış Bağlantılar

  • Tanınmış Azerbaycanlılar
  • Şah İsmail

Sümerbank || standartları

Sümerbank, Özel bütçenin temelini oluşturan Katma bütçeli idare uygulamasının başladığı 1933 yılında kurulmuş ticari nitelikte mal üreten kuruluş. Tekstil sanayisi ile aynı anda banka konumundaydı.

11 Temmuz 1933 yılında Atatürk tarafından Sümerbank ismi verildi. İlk büyük kompleksi Eylül 1935′te Kayseri’de kuruldu. Bu kompleksin inşası için 1932 yılında İsmet İnönü Sovyetler Birliğinden 8,5 milyon liralık kredi aldı. Yapının tasarımı Sovyetlere aittir. Kayseri Bez Fabrikası ve Lojmanları, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kamu yatırımıdır. Sümerbank, Atatürk’ün ekonomik devriminin mihenk taşıydı.

Halk tasarrufuyla oluşturulmuştur. Türkiye’de ilk modern tekstil kuruluşu olarak büyük bir üne kavuşmuştu. Demir-çelik tesisleri, çimento fabrikaları, kağıt ve selüloz tesisleri Sümerbank bünyesinde kuruldu ve bunların daha sonra kendi bünyesinden ayrılarak ayrı birer kuruluş olmasını sağladı.

1987 yılında Sümerbank’ın özelleştirilmesi kararı alındı ve banka Kamu Ortaklığı İdaresi’ne devredildi. 1988′de Sümerbank Holding kuruldu. Holdingin bankacılık birimi 1993′de Yüksek Planlama Kurulu kararıyla Sümerbank adı altında yeniden yapılandırıldı. Ekim 1995′te Garipoğlu şirketler grubuna 103.4 milyon dolara satılarak özellştirildi. Hayyam Garipoğlu’nun Malki cinayeti ve Türkbank skandalına adının karışması, Sümerbank’ın elinden alınmasına neden oldu.
Sümerbank 21 Aralık 1999′da TMSF’ye devredildi. Ardından 9 Ağustos 2001 tarihinde Oyak Grubuna satıldı. Oyakbank A.Ş.’ye 11 Ocak 2002 tarihinde tescil edilmiştir.


1960 Sümerbank Grubu

  • Bakırköy Pamuklu Sanayii Müessesesi
  • Yünlü Sanayii Müessesesi Defterdar Fabrikası
  • Yünlü Sanayii Müessesesi Bünyan Fabrikası
  • Yünlü Sanayii Müessesesi Isparta Fabrikası
  • Yünlü Sanayii Müessesesi Hereke Fabrikası
  • Basma Sanayii Müessesesi
  • Basma Sanayii Müessesesi Denizli İplik Fabrikası
  • Nazilli Basma Sanayii Müessesesi
  • Ereğli Pamuklu Sanayii Müessesesi
  • Kayseri Pamuklu Sanayii Müessesesi
  • Yünlü Sanayii Müessesesi
  • Merinos Yünlü Sanayii Müessesesi
  • Gemlik Suni İpek ve Viskos Mamulleri Sanayii Müessesesi
  • Kendir Sanayii Müessesesi
  • Ateş Tuğla Sanayii Müessesesi
  • Kütahya Seramik Sanayii Müessesesi
  • Alım ve Satım Müessesesi
  • Genel Müdürlüğü
  • Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Sanayii Müessesesi
  • Antalya Pamuklu Dokuma Sanayii Müessesesi
  • Suni Tahta Sanayii Müessesesi


İlginç Bilgiler

  • Avrupa Yakası isimli televizyon dizisinin karakteri Gaffur’un çizgili pijaması Sümerbank’ın ürettiği bir maldır.
  • Türkiye’de bir dönem Kloze önlük olarak tabir edilen ilkokul önlüklerinin kumaşları, Sümerbank memurları veya muhtarlıklara dağıtılarak, her öğrenciye ücretsiz dağıtılmıştır.


Dış bağlantılar

  • Avrupa Standartları Endüstrisinden bilgi
  • Sümer halı fabrikası devlet sitesi

Demirkıynak || getirilmiş sesler üzerinden

Demirkıynak; Bigadiç dağlarında yaşayan, her kılığa girebilen, korkunç sesler çıkararak insanların delirmelerine sebep olan, çok pis kokulu kötücül bir yaratıktır. Sudan çok korkar. O göründüğü anda akarsu veya göle giren insanlara bir zarar veremeyeceğine inanılır.