Badem (grup) || Grubu

right|200px|thumb|Pop-Rock Grubu Badem Ekim 2005′de ilk albümünü çıkaran, Boğaziçi Üniversitesi doğumlu, çoğunlukla Karacaoğlan şiirleri besteleyip seslendiren pop-rock grubu.

1995′te Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü’nde üç sesli bir vokal grup olarak kuruldu. 2002′de grup bugünkü halini aldı.

5 kişilik grup; Barış Bahçeci (vokal, gitar, perküsyon), Mustafa Kemal Öztürk (vokal, piyano), Doğaç Başaran (bas gitar, vokal), Mert Özdemir (Gitar, banço, mandolin, vokal), Emre Yıldız (davul, perküsyon)’dan oluşmakta.

ayrıca badem’in sınav filmindeki müzikleri de ilgi çekmektedir.

Warez || formatlarda

[[Resim:Pirate street vendor.jpg|thumb|300px|right| Fotoğrafının çekildiğini farkettikten sonra, korsan CD sergisini toplamaya başlayan bir sokak satıcısı.]]

Warez, telif hakkı saklı materyallerin, telif hakkı yasaları çiğnenerek ticaretinin yapılması anlamına gelir. Bu tanım, genelde arkadaşlar arasındaki peer-to-peer dosya paylaşımları veya özel sunucular sayesinde büyük grupların dosya paylaşımlarından çok; telif hakkına sahip materyallerin, organize gruplar tarafından yasadışı yayınlarını tanımlar. İlk başlarda sadece çeşitli yeraltı bilgisayar grupları tarafından kullanılan bu tanım, günümüzde İnternet kullanıcıları ve medya sektörü arasında da sıkça kullanılıyor.

1990′ların öncesinde, korsan yazılımlar “wares” olarak adlandırılmaktayken, daha sonraları kendi diline sahip yeraltı dünyası “s” harfinin yerine “z” harfini getirdi ve “warez” kelimesini tüm korsan yazılımlar için genel bir isim olarak kullanmaya başladı. Bu zamanlarda, büyük dosyaları yavaş modem ve BBS bağlantıları aracılığı ile yollamak çok vakit aldığından, korsanlar diğer korsanlarla birebir ticaret yaparlardı. Dolayısıyla, yazılım korsanları kendilerini, koleksiyonları ile beraber bir nevi satıcı, tüccar vs. olarak benimsiyor ve uygun kelime olarak da “wares”‘i kullanıyorlardı.

Contents


Terminoloji

Warez kelimesi, İngilizce’de genelde “wares” [weə(r)z] şeklinde telafüz edilse de; bazı zamanlar İspanyolca bir kelime olan Juárez’in [uaɾez] yanlış şekilde telafüz edilişi olan [warɛs] şeklinde de kullanılmaktadır. Software yani yazılım kelimesinin çoğulu anlamına gelip, bu kelimeden türetilmiştir.

Warez kelimesi İngilizce’de genelde “isim” olarak kullanılmaktadır: “My neighbor downloaded 10 gigabytes of warez yesterday” (”Komşum dün internetten 10 GB yasadışı yazılım indirdi.”) Ancak “fiil” olarak da kullanılabilir: “The new Windows was warezed a month before the company officially released it” (”Yeni Windows’un resmi olarak piyasaya çıkmasına daha bir ay varken, yasadışı olarak yayınlandı.”) Warez topluluklarına ise küresel olarak “warez scene” (warez örgütü) ya da geniş olarak “The Scene” (örgüt) denmektedir.

Tüm bu kelimeler anlam farklılıkları içermektedir, bazıları gerçek anlamında kullanılıp, toplum tarafından kabul edilirken, bazılarıda imâ içermekte ve aşağılama amacı ile kullanılmaktadır. Her ne kadar, “korsan yayın” (piracy) belirli kanundışı faaliyetler için kullanılan bir kelime olsa da, doğal içeriğinde “…birinin yaptığını izin almadan tekrar üretmek veya kullanmak” anlamını taşımaktadır. <ref>The American Heritage® Dictionary of the English Language: Fourth Edition “Pirate”.</ref>. Özgür Yazılım Kurumu’nun da (Free Software Foundation (FSH)) dahil olduğu bazı gruplar, bu tanıma karşı olup, bunun yerine “hırsızlık” (”theft”) kelimesini kullanmaktadır. FSH’ye göre, “Yayıncılar, yasadışı kopyalamayı korsan olarak tanımlamaktadır. Bu açıdan
bakıldığında yasadışı kopyalama yapanlar, denizlerde gemilere saldırıp insanları kaçıran ve öldürenlerle etik olarak bir tutuluyor.” FSH bu yüzden, korsan olarak tanımlanan kavramın, yasadışı kopyalama (”prohibited copying”) veya izinsiz kopyalama (”unauthorized copying”) olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Öte yandan birçok kendini kanıtlamış yazılım korsanı ise, “korsan” tanımından gurur duyuyor, kendilerini filmlerde çizilen romantik korsan portreleri ile özleştiriyor ve aralarında korsan gibi konuşarak şakalaşıyorlar. Tanım tartışılmasına rağmen, “Pirates With Attitude” gibi bazı gruplar tarafından ise zevkle kabul ediliyor.

Bu yazıda kullanılan “korsan” kavramı, geniş anlamı yansıtmakta ve belli bir görüşü desteklememektedir.


Tarihçe


Korsan üretim

[[Resim:Counterfeit software.jpg|thumb|250px|right|Adobe Photoshop 7.0 ve Windows XP Home Edition yazılımlarının korsan kopyalarının, New York City’taki Chinatown caddelerindeki yasadışı satışı.]]
Bilgisayarlar ve yazılımlar olmadan önce de korsan kavramı vardı. Her zaman olmasa da çoğunlukla kâr amaçlı olan korsan üretimin, 1980′li yıllar boyunca en ünlü ve önemli hedefi Lacoste ürünleriydi. Halen varolan bu korsan üretim, genelde Çin, Tayvan, Tayland, Rusya gibi Doğu Bloğu ve Asya ülkelerindeki suç örgütleri tarafından yapılmaktadır. Bu suç örgütleri yasadışı olarak; milyonlarca tekstil ürününün, eletronik ürünün, mikroçipin, müzik CD’sinin, VHS, CD ve DVD filmlerinin, yazılım uygulamalarının vs. korsan üretimini yapmaktadır.

Çoğu korsan yazılımın üretimi, Asya’daki fabrikalarda yapılmasına karşın, genelde bunların dağıtımı, birinci-dünya ülkesi olan ve birçok uluslararası tescilli yazılım sahibi firmanın konumlandığı ABD ve Batı Avrupa Ülkelerinde başlar. Korsan kopyalar, birçok Güney Amerika, Asya, Orta Doğu and Doğu Avrupa Ülkesinde sokaklarda rahatça satılmaktadır. Bazı ülkelerde ise korsan kopyalar, orijinal fiyatına satılmakta ve bunun sonucu yılda milyar dolarlarla ifade edilen bir işlem hacmi ortaya çıkmaktadır. Batı ülkelerinde korsan kopyalar genellikle, New York’taki Chinatown ve Toronto’daki Pacific Mall gibi özel bölgelerde satılmatadır. Korsan ürünlerin rahatlıkla mağazalarda satıldığı Asya ülkelerinin aksine, Batı ülkelerinde böyle bir dağıtım çok nadirdir.


Korsan yazılımın yükselişi

[[Resim:250px-Dontcopythatfloppy.jpg|thumb|250px|right|MC Double Def the “Disk Protector” Don’t Copy That Floppy” (”Bu Disketi Kopyalama”) filminden bir görüntü.]]

Korsan yazılıcımlık, ilk ticari yazılımın satışa sunulmasından beri varolan bir konudur. Bilginin kaydedildiği biçim, kaset veya disket iken, yazılım korsanları bunları kopyalamanın bir yolunu bulur ve arkadaşlarına dağıtırlardı. Apple II, Commodore 64, Atari 400, Atari 800, ZX Spectrum, Amiga, Atari ST ve diğer kişisel bilgisayarlar üzerine başarı korsan toplulukları kuruldu. Tüm BBS ağları bir anda bir kişiden diğerine yasadışı dosya transferi için kullanılmaya başlandı. Amiga ve Commoder gibi kendi uluslararası korsan ağlarına sahip makinelerden, bir ülkede henüz olmayan yazılım BBS ağları aracılığı ile kısa zamanda yayılıyordu.

1980′lerde yazılımların, disket ve e-posta (mail trading) ile dağıtımında oldukça yaygındı. Özellikle Avrupa Kıtası’nda, lider korsan ve “cracker” grupları, etkileşim kanalı olarak ilk sırada e-posta üzerinden dağıtımı kullanıyorlardı. E-posta üzerinden yapılan bu ticaret, ayrıca Doğu Bloğu ülkelerinde bilgisayarla ilgilenenler içinde önemliydi. Buradaki insanlar bu yöntemi kullanarak, Batı Ülkelerindeki yeni programlara anında sahip olabiliyorlardı.

Önceki sistemlerde, kopya koruma düzenleri, “cracker” adı verilen korsanlara karşı yapılıyordu. Cracker’lar bir oyun piyasaya çıkar çıkmaz, korsan sürümünü korsan topluluklarına dağıtıyorlardı.

Buna rağmen,1990′lı yıların başına kadar, korsan yazılımcılık çok ciddi bir sorun olarak görülmemekteydi. 1992′de Software Publishers Association, “Don’t Copy That Floppy” (”Bu Disketi Kopyalama”) isimli reklamla desteklediği kampanyası ile korsam yazılıma karşı savaşına başladı. Korsana karşı mücadele son yıllarda çok genişlemiş olsa da, Software Publishers Association (SPA) ve Business Software Alliance (BSA) halen dünya çapındaki en faal kuruluşlardır. SPA ve BSA, Recording Industry Association of America (RIAA), Motion Picture Association of America (MPAA) gibi kuruluşların yanı sıra American Society of Composers, Authors, and Publishers (ASCAP) ve Broadcast Music Incorporated (BMI) gibi kuruluşlarlada yardımlaşmaktadır.

Korsanla mücadele için birçok uluslararası dev örgüt, kurum vs. kurulması, akıllara korsan sektörünün nasıl bu kadar büyüyebildiği sorusunu getirecektir. Korsan sektörünün dünya çapında gelişmiş bir suç alanı olmasındaki ve bu kadar büyümesindeki en önemli etkenleri şöyle sayabiliriz;


Bilgisayarın yaygınlaşması

1990′ların sonuna doğru, Microsof’un Windows 95′i çıkarmasıyla birlikte, bilgisayar kullanmayı öğrenme süresi oldukça düştü ve bilgisayarlar yaygın bir hale geldi. Windows 95 o kadar etkili oldu ki, gelişmiş ülkelerde orta sınıftaki hemen hemen her ailenin evinde en az bir bilgisayar bulunmaya başladı. Televizyon ve telefonlara gibi bilgisayarlarda bilgi çağındaki her insan için zorunlu bir gereksinim halini aldı. Tabii bilgisayar kullanımının artması ile beraber, korsan yazılımcılık ve sanal suçlarda arttı. Böylece warez, yazılım firmalarının ve firma çalışanlarının gelişimini ve başarısını engelleyen ciddi bir sorun olmaya başladı.


Ağ bağlantılarındaki gelişim

1990′ların ortasında, Internet kullanıcıları halen dial-up bağlantı (çevirmeli ağ üzerinden bağlantı) kullanmakta, ortalama 28.8 ila 33.6 kbit/s (maksimum 56 kbit/s) hız elde edebilmekteydiler. Eğer bir kişi yaklaşık 20 MB büyüklüğünde bir dosyayı Internet üzerinden indirmek isterse, bu işlem Internet’in yoğunluğuna, İnternet Servis Sağlayıcısı’na ve sunucunun hızına bağlı olarak, bir günden fazla sürebiliyordu. 1997 yılında, yüksek Internet hızı sağlayan Geniş Bant Internet teknolojisi yaygınlaşması ile, büyüklüğü fazla olan dosyaların transferi sorun olmaktan çıktı, warez iyice yaygınlaştı ve büyük dosyaların gönderimi ile filmleri de animasyonları da etkilemeye başladı. Yeni nesil Fiber Optik İnternet ise günlük kullanımda 1.6 Tb/s kadar internet hızı sağlarken, labaratuar ortamında bu hız 10 Tb/s kadar çıkıyor.


Toplu halde dosya indirme teknolojisinin icadı

Geçmişte dosya indirmek, bir noktadan başka bir noktaya dosya gönderimi olarak gerçekleşiyordu. Bu sistemde dosyanın indirildiği sunucu, bu noktayı dağıtmakla görevli merkez nokta olurken, diğer nokta ise dosyayı indiren kişiler oluyordu. Ancak burada altı çizilmesi gereken yer, dosyanın sadece merkez noktadan indirilebilmesidir, yani dosyayı bu merkez dosyadan indiren bir kişi daha sonra merkez görevi göremiyor, dosyayı dağıtamıyordu. Bunun yanında indirilecek dosya popüler bir dosya ise, birçok kişi tarafından aynı anda indirilmek istenmesi ve bu kadar çok isteğin yüksek bant genişliği ihtiyacı nedeniyle, merkez nokta yani sunucu kullanılamaz duruma geliyordu.

Peer-to-peer sistemi ile dosyanın tamamına sahip olan kullanılar, sunucu gibi davranıp bu dosyaların kendilerinden indirilmesine izin verse de; mevcut peer-to-peer sistemi içinde aynı kural geçerliydi; dosya ne kadar çok kişi tarafında indiriliyorsa, o kadar yavaş hızla iner.

Toplu halde dosya indirme sisteminin kullanıldığı, eDonkey2000 ve BitTorrent sistemleri ise dosya paylaşımına çok büyük bir yenilik getiriyordu. Bu sistemde dosyayı indiren kişi bir yandan da yüklemektedir. Dosyayı indirenler hızının bir miktarını yüklemeye ayırmakta ve sunucu konumundaki dosyanın tamamına sahip kullanıcıların yükünü hafifletmektedir. Başka bir deyişle, dosya ne kadar çok kişi tarafından indiriyorsa, o kadar hızlı iner.


Türkiye’de korsan yazılım

Türkiye’de korsan olgusu başlangıçta bilişim alanında faaliyet gösteren genç ama yasalardan bağımsız ve uzak olanların eliyle başlatılmıştır. Bilgisayar kullanımı ve sahibi olma durumu kamu ve özel sektör şirketlerinden tabana doğru hızla yayılmaya başladığı 1995 yılı ve sonrasında da yasa dışı ticari bir faaliyet alanı haline gelmiştir. Uluslar arası anlaşmalarda ve ikili anlaşmalarda onayı ve katkısı olan devletin iligili kolluk örgütleri, yargı birimleri ve kaçakçılık ile ilgili birimleri hem vergi kayıplarını önlemek hemde kullanımda adaleti ve üreticinin haklarını güvence altına alabilmek amacıyla çalışmalara da 2000′den itibaren etkin biçimde başlamıştır.

Yapılan yasal takip ve süreçlerin sonucunda Türkiye’de üç değişik yol ve yöntem yasadışı olarak tespit edilmiştir: Kara, hava ve deniz gümrüklerden yasadışı olarak optik disklere fabrika üretimi (replikasyon) olarak basılmış olan ürünler; Türkiye’de özelde büyük üniversitelerin ağ ortamlarını kullanabilen öğrenciler eliyle warez ortamları olarak adlandırılan (scene) FTP sunucularından indirilme ve piyasaya verilmesi; evinde ya da işyerinde internet erişimi olanlar eliyle piyasaya çıkarılanlar.


Warez çeşitleri

Warez yazılımlar, genel olarak aşağıdaki alt kategeorilere ayrılır:

  • appz – Applications: Tüm bilgisayar işletim sistemi platformlarında çalışan yazılım paketleri için kullanılır. Bu ibare paketleme tipinin orijinal ürün replikasyonun birebir ‘iso’ imaj kopyası anlamına gelir.
  • crackz – Cracked applications: Değiştirilmiş bir ya da birkaç uygulama (.exe) dosyası (”crack”) ile veya bir ya da birkaç yama dosyası (”patch”) ile, bir yazılımın deneme sürümünü, orijinal sürümüne çevirmeye ve/veya kopyalama sistemini kırmaya yarayan programlara verilen isimdir.
  • gamez – Games: Hem bilgisayar hem de video konsollarındaki oyunlara yoğunlaşır. Günümüzde daha çok ISO imaj dosyaları ve ROM imaj dosyaları için kullanılmaktadır.
  • moviez – Movies: Korsan filmler için kullanılır. Orjinal film halen gösterimdeyken veya gösteriminden önce çeşitli yollarla piyasaya sürülürler.
  • nocd or no cd – Bir veya birkaç dosyanın değiştirilmesi ile, herhangi bir yazılımın, optik sürücüde CD veya DVD olmadan çalışabilmesini sağlar.
  • tvripz – Televisions: Televizyon dizilerinin, şovlarının yayınlanır yayınlanmaz, reklamlardan arındırarak, çeşitli görüntü formatlarında piyasaya sürülmesidir.
  • mp3z – MP3 audio: Albümlerin, şarkıların ve diğer müzik formatlarının MP3 formunda sıkıştırılarak korsan olarak yayınlanmasıdır.
  • bookz/ebookz/e-bookz – Books: Birebir korsan kopyalarının yanı sıra, tarayıcıdan geçirilip e-kitap haline getirilen, kitap ve dergilerin bulunduğu gruptur.
  • xxx Adult materyaller bu başlık altında toplanmıştır. Tüm pornografik film, resim ve bunların değişik paketleme biçimleri bu ad ile anılır.


Yazılım korsancılığı

Korsan yazılım grupları, verimliliklerini arttırmak için üyeleri arasında görev dağılımları yaparlar. Bu üyeler genellikle internet hızının yüksek, güçlü bilgisayarların mevcut olduğu, birinci dünya ülkelerinde yaşarlar. “Kırıcı” gruplar ise küçük gruplardır, çünkü bir yazılımın korumasını kaldırmak veya deneme sürümünü orijinal sürümü haline getirmek için dosya, yama vs. üretmek, yüksek programlama bilgisi ve becerisi gerektirmektedir. Korsan gruplardaki görev dağılımına bir örnek vermek gerekirse; bir alt-grup yazılımın korumasını kaldırırken, diğer bir alt-grup dağıtılmasını üstleniyor.


Korsanın ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımlara etkileri

Korsan, ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımları da etkilemektedir. Kötü niyetli kişiler ya da gruplar bu yazılımları çeşitli amaçlar için yasadışı olarak kullanırlar. Yaygın olarak işlenen suçlar ise şöyledir:


Emek hırsızlığı

Genelllikle, korsanların ücretsiz yazılımlar üzerinde değişiklikler yaparak, yazılımı kendi yazılımları gibi göstermesidir. Eğer bu yazılım açık kaynak kodlu bir yazılım ise yazılımı gerçekten yazan kişiyi belirten bölümlerin yazılımdan çıkarılması çok daha kolaydır. Daha sonra korsanlar bu yazılımlara kendi isimlerini, logolarını vb. ekleyerek, kullanıcıları yazılımın kendileri tarafından yazıldığına inandırırlar.<ref>GPL Violations</ref>


Yeniden paketleme ve yeniden satış

Bir önceki bölümde korsanların ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımlarda değişikler yaparak bunları kendi yazılımları gibi gösterdikleri belirtilmişti. Ancak korsanlar bu işlemi aynı zamanda para kazanmak için de yapmaktadır. Örnek vermek gerekirse, OnlinePcFix isimli bir Kuveyt firması, SpyFerret isimli bir yazılımı pazarlıyordu. Sonraları bu yazılımın iç veritabanının tamamiylen Spybot - Search & Destroy veritabanından çalındığı farkedildi. <ref>Patrick M. Kolla (14. April 2005) Here’s another database thief. Spybot Search&Destroy.</ref>


Değiştirme ve yeniden satış

Yeniden paketleme kavramına benzer olarak bu tipteki hırsızlık da kâr amacı gütmektedir. Değiştirme ve yeniden satış şeklindeki hırsızlıklar, çoğunlukla kaynak kodu rahatlıkla değiştirilebilen “açık kaynak kodlu” yazılımlarda yapılır. PearPC kodları kullanılarak yazılan CherryOS buna bir örnektir. CherrOS yazılımını üreten firmanın daha sonra bu kodları kopyaladığı anlaşılmış olsa da, firma resmi olarak kodları çaldığını kabul etmemektedir. Ancak bu eylem PearPC’nin de dahil olduğu, GNU Özgür Belgeleme Lisansı kurallarını ihlal etmiştir.

“Yeniden Paketleme ve Yeniden Satış” ile “Değiştirme ve Yeniden Satış” kavramları birbirine yakın kavramlar olsada farklılıklar içermektedir. Yeniden paketleme yönteminde bir veya birkaç yazılımdan çalınan kodlara, yeni kodların eklenmesiyle yeni bir yazılım oluşturulmasını tanımlamaktadır. Değiştirme yönteminde ise kaynak kodlar üzerinde ufak değişiklikler yapılarak yeni bir yazılım oluşturulduğu hissi verilmektedir.


P2P yazılımları

Birçok P2P dosya paylaşım yazılımı, internet üzerinden satışa sunulmaktadır. Eğer bu yazılımlar üzerine arama yaparsanız, bunları gerçek sitelerinde ücretsiz olarak bulabilirsiniz. Halen birçok P2P yazılımı “Bu yazılım tamamen ücretsizdir, eğer bu yazılım için herhangi bir ödeme yaptıysanız, dolandırılmış olabilirsiniz” ve benzeri ikazlarla kullanıcılarını uyarmaktadır.


Film korsancılığı

1990′ların ortalarına kadar, dial-up bağlantılı internet hızının düşük olması nedeniyle internet üzerinden film dağıtımını çok azdı. Bu nedenle büyük film şirketleri, film korsancılığını imkansız görüyordu. Korsanların bu yıllarda kullandıkları teknik “sıkıştırma yazılımları” ile filmlerin boyutunu ve görüntü kalitesini düşürmekti. O yıllarda en büyük korsan tehtidi “yazılım korsancılığı” idi.

Ancak, geniş bant internet teknolojisinin 1998 başlarında yükselişi ile, yüksek kalitedeki filmlerin dağıtımının genişlediği görülmeye başlandı. Öyle ki, direkt orijinal DVD’lerden oluşturulan ISO imaj dosyalarının dağıtımı yavaş yavaş en uygun yöntem halini aldı. Günümüzde, film korsancılığı çok yaygın olup, film şirketlerinin ve temsilci gruplarının en büyük sorunu halini almıştır. Bu nedenle, MPAA film tanıtımlarında sık sık çeşitli bilgilendirmeler yaparak, gençlerin izinsiz ve yasadışı kopyalamadan uzak durmasını sağlamaya çalışmaktadır. iTunes gibi yazılımlarla desteklenen çevrimiçi mağazalara sahip olan müzik sektörünün aksine, film sektörü yasadışı dağıtımı engellemek için halen alternatif bir yöntemin eksikliğini çekmektedir.


Warez dağıtımı

Organize korsan örgütleri, belli kurallarla yönetilir ve bu kurallar ne tür yayınların, ne tür formatlarda yapılacağını belirler. Bu gruplar ayrıca kendi yayınlarını arşivlemek ve üyelerine dağıtmak ve henüz değiştirilmemiş orijinal sürümlerini üyelerine ulaştırmak gibi şahsi amaçları için özel sitelere sahiptirler. Grup arasındaki iletişim Blowfish, AES gibi SSL güvenlikli, şifreli IRC kanallarından sağlanır. Grubun yayınlarının koordinasyonu için iletişim çok önemlidir. Gruplar genelde belli alanlarda uzmanlaşır ve yayınlarını bu alanlarda yaparlar. Dosyaların transferi için ise topsites adı verilen ve birçok dosya liste halinde barındıran siteleri kullanırlar.

Plansız dağıtım ise genelde P2P vb. dosya paylaşım sistemlerini kullanan ortalama bilgisayar kullanıcıları tarafından yapılır. Bu kullanıcılar yayınları dağıtmak için Usenet haber gruplarından, BitTorrent arayüzünden veya IRC XDCC botlarından faydalanırlar. Bu tip yayınlar çok fazla yayılmasa da, neyin, nereden, nasıl yayınlandığının bulunması çok zordur. Organize olmayan bu dağıtım şeklinde yazılım dağıtımı çok nadirdir. Bunun nedeni orijinal bir yazılımı yamalayıp korsan sürümüne çevirmenin uzman yazılımcılık bilgisi gerektirmesidir. Bu tip dağıtım genellikle MP3, kopyalanmış oyun imaj dosyaları ve filmleri kapsamaktadır.


Dağıtım yöntemleri

Warez grupları yayınlarını dağıtmak için çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. HTTP, FTP, FXP, BitTorrent, Peer-to-peer, Usenet and Xabi Direct Client Connection gibi yöntemlerin yanı sıra, dosya dağıtımı sadece bu yöntemlerle sınırlı değildir.

Bir warez dosyasının dağıtımı genellikle şu sırada gerçekleşir:

  1. Yeni popüler bir ticari yazılımın orijinal sürümü, yazılım şirketi tarafından yayınlanır.
  2. Bir warez grubu, DVD ya da CD’nin basıldığı fabrida ilişkili olduğu bir kişiyi kullanarak, yazılımın önbaskını ele geçirir; ya da yayın tarihinden önce veya yayınlanır yayınlanmaz, yazılımı mağazalardan elde eder.
  3. Daha sonra yazılım, kopya korumasını kaldıracak olan cracker veya yazılımcıya gönderilir.
  4. Yazılım uygun formata çevrilir. Genellikle RAR dosyası olarak sıkıştırılıp, küçük paketlere ayrılır. Daha sonra grubun arşivi niteliğindeki özel FTP sunucusuna yüklenir.
  5. Bu paketler çeşitli “topsite”‘lardaki gruplara ait özel sayfalara yüklenir.
  6. Daha sonra dosyalar tüm dünyadaki birçok küçük FTP sunucuna yüklenir ve herkes tarafından indirilebilir hale gelir.

4, 5 ve 6 numaralı işlemler standart bir warez dosyasının izlediği yoldur.

Tamamı olmasa da birçok warez grubu, P2P dosya paylaşımını kullanmazlar ve kullanıcıların warez dosyalarını P2P sunucularında barındırmasına karşı çıkarlar. Buna rağmen, warez dosya dağtımının en yaygın olduğu yer, (Warez P2P), FastTrack (Kazaa), Overnet, eDonkey (eMule), Gnutella/Gnutella2 network (LimeWire, Bearshare, Shareaza, iMesh, etc.), ve Soulseek gibi programların bulunduğu P2P platformudur. P2P sayesinde warez tüm toplumun kullanımına açık hale gelmektedir.

Son yıllarda gelişen başka bir dosya transfer yöntemi ise, dosya barındırma (file hosting) şirketlerini kullanmaktır. RapidShare, MegaUpload, MegaShares vb. büyük firmaların yanı sıra, internette her geçen gün onlarca yeni dosya barındırma şirketi açılmaktadır. Türkiye’de Hemen Paylaş, Paylaş.com, UploadTurk gibi dosya barındırma şirketleri bulunmaktadır. Bu şirketler tamamen yasaldırlar ve amaçları herhangi bir kişinin dosyasını yükleyerek başka insanlarla paylaşmasıdır. Ancak warez grupları ve ortalama bilgisayar kullanıcıları bu hizmeti, telif hakları olan dosyaları sunuculara yükelemek suretiyle, yasadışı olarak kullanmaktadır. Her ne kadar dosya barındırma şirketleri, telif hakkı olan bir dosyanın yüklenmesi durumunda, dosyayı sunucusundan silse de, bu silme işlemi gerçekleşene kadar dosya binlerce, hatta milyonlarca kişi tarafından çoktan indirilmiş oluyor.


Warez dosya biçimleri

Günümüzde warez dosyaları petabytelarla ifade edilmekte ve bu yüzden bunların kontrolünü sağlamak için verimli bir sistem gerekmektedir. Standart bir CD yayını 700 MB’a büyüklüğe kadar veri taşıyabildiğinden , bu büyüklükte bir veriyi internetten yollamak zorluk çıkarabilecektir. Özellikle internet bağlantısının dial-up tabanlı olduğu günlerde bu zorluk gerçekten de mevcuttu. Eğer 4.7 GB’a veri içeren çift taraflı bir DVD yayını var ise bu zorluk daha da büyümektedir. Bu nedenle warez dosyaları çeşitli sıkıştırma formatları kullanılarak (tarihsel olarak sırasıyla LZH, ACE, ARJ, ZIP, RAR ve en yaygın olarak TAR) sıkıştırılır ve ana dosya birçok küçük parçaya ayrılır.

Bu yöntemin tek bir büyük dosya göndermeye karşın birçok avantajı bulunmaktadır;

  • Çift yönlü sıkıştırma ile bazen orijinal bir DVD ya da CD imajı, 10 kata kadar sıkıştırılabilir. Dosya boyutu azalır ve dosyanın transferi için ihtiyaç duyulan bant genişliği küçülür.
  • Eğer dosyanın transgerinde bir proplem çıkar ve veri hasar görürse, tüm büyük dosyayı tekrar yollamak yerine, zarar görmüş birkaç RAR dosyasını tekrar yollamak yeterli olacaktır.
  • Bu yöntem ayrıca dosyanın birçok kaynaktan çekilmesine imkan tanır.

Genellikle FTP sunucu yazılımlarında kendiliğinden bulunan SFV özelliği ile yüklenen dosyalarda bir veri bozulması olup olmadığı otomatik olarak kontrol edilir. Şaşırtıcı ve düşündürücü olsa da warez gruplarının kullandığı dağıtım yöntemleri bazen yazılım üreticilerinkinden bile daha etkili ve üstün olabiliyor.

Korsan yazılımlar genelde iki şekilde yayınlanmaktadır. “Tam Sürüm” bir yazılımın orijinal sürümündeki tüm özellikleri barındıran CD veya DVD imaj dosyalarıdır. (BIN veya ISO dosyaları)
“Sıkıştırılmış Sürüm” (”rip version”) ise orijinal ve yasal DVD veya CD’deki önemli dosyaları barındırmaktadır. PDF kılavuzları, yardım dosyaları, örnekler ve örnek videolar bu sürümlerde içeriğe dahil edilmez. Sıkıştırılmış sürümlerde genellikle görüntü dosyaları tamamen atılırken, ses dosyaları da oyun oynanmadan önce orijinal şekline dönebilecek şekilde MP3 veya Vorbis formatlarına sıkıştırılır.


Tartışmalar

Korsanlar genellikle kanuni yaptırımlardan kurtulabilmek için, telif hakları konusun uluslararası farklılıklarından ve ülkeden ülkeye değişmesinden faydalanmaktadır. Rusya’da ilk zamanlarda kanunlar, Rusça olmayan bir yazılımı kopyalamaya açık bir çekilde izin vermekteydi. Bu kanun şu an mevcut olmasa da, ülkede halen telif hakları ihlalleri üzerine davalar çok nadirdir.

Warez üretimi ve/veya dağıtımını birçok ülkede yasadışıdır. Buna rağmen, zayıf ya da hiç olmayan IP takip sistemleri nedeniyle, genellikle gelişmemiş üçüncü dünya ülkelerinde warez görmezlikten gelinmektedir. Bazı gelişmiş birinci dünya ülkelerinde ise kanunlardaki eksiklikler ve açıklar nedeniyle, P2P ve benzeri sistemler üzerinden warez dağıtımı neredeyse yasaldır. Son Zamanlarda çıkan UHARC adlı sıkıştırma sistemi sayesinde , korsan kullanıcılar 100lerce MB’ı yarı yarıya düşürebilmekte ve bu şekilde inanılmaz bir rip oranına ulaşmaktadırlar. Öyle ki ; Football Manager 2005 adlı 500 MB civarındaki oyun , internette NOCD, NO AUDIO şekilde 30 MB gibi bir boyutla yüklenebilmektedir.


Yasaya uygunluk

Bir telif hakkı ihlali olan Warez çoğunlukla bir insanlık suçu olarak kabul edilmekte ve cezalandırılmaktadır. Warez faaliyetlerine karşı uygulanan kanunlar ve yaptırımlar ülkeden ülkeye büyük çeşitlilikler gösterebilir. Buna rağmen genel olarak telif hakları ihlalleri dört ana başlıkta toplanır, telif hakkı halen geçerli olan bir materyallerin izinsiz üretimi, telif hakkı ihlali, telif hakkının bilerek ihlal edilmesi ve ticari kazan ve/veya güç için telif hakkı ihlali.


Ayrıca bakınız

  • Türkiye’de Korsan Yazılım
  • Scene
  • Scene Rules
  • Release Grup
  • Scene Ban
  • Nfo
  • FXP Scene


Dip notlar

<references />


Kaynaklar

    • 2600 A Guide to Piracy – Warez örgütü üzerine bir yazı. (ASCII şifresiz metni ve resim taraması, )
    • “The Shadow Internet” – Wired News’ten günümüz warez dünyasındaki “top sites” kavramı üzerine bir yazı.
    • The Darknet and the Future of Content Distribution
    • BSA - Global Piracy Study - 2005 (PDF)
    • BSA - Global Piracy Study - 2004 (PDF)
    • Ordered Misbehaviour – The Structuring of an Illegal Endeavor Warez örgütü olarak bilinen yaşamadığı

altkültür üzerine bir öğreti, Alf Rehn. (PDF)


Dış bağlantılar

  • Warez İçerik Arşivi – Warez İçerik Arşivi
  • Defacto2 – Warez örgütleri üzerine geniş haberler, nfo, emag ve cracktro veritabanı hakkında kapsamlı tarihsel bilgiler.
  • Piracy Textfiles – Warez dünyasının içinde olanlardan tarihsel bir belge koleksiyonu.
  • How to Become an Elite Warez Trader – 90′ların örgütlerine esprili bir bakış.
  • www.welcometothescene.com – “Scene” üzerine aylık internet gösterisi.
  • www.welcometoTEHscene.com –
  • Warez Trading and Criminal Copyright Infringement – Warez ticareti ve hukuk üzerine bir yazı.
  • A Guide To Internet Piracy Warez örgütleri üzerine köstebek raporu.
  • Piracy and Unconventional Wisdom –

*

  • WwW.Dinamik.Org || Bedava Mp3 indir , Sarki Sozleri , Klip izle Bedava Mp3 indir , Sarki Sozleri , Klip izle , Online Muzik , Radyo , Full Albumler , Turkce Mp3 indir , Yabanci Mp3 indir , Hit Mp3 indir , Sorunsuz Mp3
  • Link Dünyası Bedava Mp3 Bedava Klip · Cep Melodi · HERŞEY ROCK · Super Mp3 Turkce · online müzik mp3 sohbet · MP3 KLIP VIDEO · bedava mp3 indir · Beles mp3
  • MP3 - Wikipedia, la enciclopedia libre MPEG-1 Audio Layer 3, más conocido como MP3, conocido también por su grafía emepetrés, es un formato de audio digital comprimido con pérdida desarrollado

Bal || da depolayarak

thumb|300px|Bal peteği

Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusu, çiçeklerdeki aromalı volatin yağı verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½ kg ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır.

Contents


Balın İçeriği

Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34), Sakroz (%2) ve levulose (Meyve şekeri % 40 ) bundan başka balın % 17 ‘si su geri kalan % 7 lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7 lik karışım belirler. (Murray Hoyt,The World of Bees,Coward Menann Inc,NewYork,s 181)

Ayrıca bal içerisinde on beş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır. früktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izamaltoz, erloz, kestoz, melezitz ve rafinozdur. Genel olarak früktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.

Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vucuda enerji verdiği tespit edilmiştir.

Balın içinde minerallerin, şekerlerin ve birçok vitaminin yanısıra az miktarda bir takım hormonlar, çinko, bakır ve iyot da vardır.


Balın Fiziksel Özellikleri

  • Bal higroskopik bir madde olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada %58 rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında olur.
  • Viskozite; akıcılığa karşı koyma özelliğini ifade eder. Buna balın bünyesi de denir. Ağır bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani viskozitesi yüksek olur. Viskozite balın içerisindeki su miktarıyla yakından ilgilidir.
  • Balın özgül ağırlığı içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre değişmektedir. 200°C de balın özgül ağırlığı 1.4225 bulunmuştur.
  • Kırılma Sayısı; Refraktometre ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol oynadığından bu işlemde 20°C de yapılır ve balın içindeki su miktarı tayin edilmektedir.
  • Renk; Balın bir optik özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.


Balın Bileşimi

Genel olarak balların toplandığı değişik bitki kaynaklarına göre farklı aroma, tat, renk, yoğunluk ve kristalizöyle öyleeye sahip oldukları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık kimyasal bileşimi, şekerler, rutubet, enzimler, vitaminler, asitler, kollaidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler bakımından değişik oldukları bildirilmişlerdir.


Baldaki asitler

Uzun yıllar bal içerisinde sadece formik asit bulunduğu fakat analiz metotları geliştirilince asetik, buturik, sitrik, kaproik, laktik, formik, malik, okzalik, suksiniletannik, tartari ve velarikasidlerin varlığı tespit edilmiştir. Balın pH’sı 3,29-4,87 arasında değişmektedir.


Baldaki enzimler

Çeşitli araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz, invertaz, katalaz, oksidaz, fosfataz enzimlerini bulmuşlardır. Bu enzimlerin bir kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının başındaki bezlerden salgılamaktadır.


Baldaki vitaminler

Eskiden bal içerisinde vitamin olmadığı veya çok az olduğu kanaati hakimdi fakat kimyasal ve biyolojik araştırma metodları geliştirildikten sonra bal içerisinde çeşitli miktarda, tiamin, riboflavin, askorbik asit, pirisdoksin, pantotenik asit, niasin ve az miktarda biotin, folik asit tespit edilmiştir.


Baldaki minareller

Bal içerisindeki minarellerin miktarı %0,02 ile %1,0 civarındadır. Bu minareller Potasyum, klor, kükürt, kalsiyum, sodyum, fosfor, magnezyum, silis, demir, mangan ve bakır’dır. Bunlar içerisinde potasyum, kalsiyum ve fosfor fazla bulunmaktadır.


Baldaki proteinler

Çeşitli araştırmacılar bal içerisinde az miktarda albuminoidlerin ve protein yapı taşları durumunda olan amino asitlerin olduğunu tespit etmişlerdir…


Tedavide Kullanım Alanları

Bal en az 3000 seneden beri bir çok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalar balın mucizevi etkilerini göz önüne seriyor. Balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik ,hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı çok çeşitli iyiliştirici etkileri olduğu saptanmıştır. Bal temel olarak iki monosakaridin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakaridlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylellikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindirki bal asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır. Balın yüksek şeker oranı, hipertonisitesini arrtırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın Methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hemde tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar. Bal pHı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu icin enefeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler. Bal içinde bir çok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir. Ayrıca, içindeki demir vücuttaki zaralı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Araştırmalara göre bal aynı zamanda barsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir.

Özellikle kapanması zor, enfeksiyon kapmış yatak yaralarına uygulanıyor. Balın içinde doğal olarak bulunan hidrojen peroksidin bakteri oluşumunu engelliyor ve mevcut bakterileri de öldürüyor.


Bal Tebliği
Yetki Kanunu Türk Gıda Kodeksi YönetmeliğiYayımlandığı R.Gazete 17.12.2005/26026 Tebliğ No 2005/49

Madde 1 — Bu Tebliğ’in amacı; balın, tekniğine uygun ve hijyenik şekilde hazırlanması, işlenmesi, depolanması, nakledilmesi ve pazarlanması aşamalarında taşıması gereken özelliklerini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 — Bu Tebliğ bal arısı, Apis mellifera, tarafından üretilen balı kapsar.

Hukuki dayanak

Madde 3 — Bu Tebliğ 16/11/1997 tarihli ve 23172 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği” ne göre hazırlanmıştır.

Kısaltmalar

Madde 4 — Bu Tebliğde adı geçen;

HMF: hidroksimetilfurfuralı

ifade eder.

Tanımlar

Madde 5 — Bu Tebliğde geçen;

a) Bal: Bitki nektarlarının, bitkilerin canlı kısımlarının salgılarının veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki emici böceklerin salgılarının bal arısı Apis mellifera tarafından toplandıktan sonra kendine özgü maddelerle birleştirerek değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak olgunlaştırdığı doğal ürünü,

b) Kaynağına göre;

-Çiçek veya nektar balı: Bitki nektarından elde edilen balı,

-Salgı balı: Bitkilerin canlı kısımlarının salgılarından veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki emici böceklerin -Hemiptera- salgılarından elde edilen balı,

c) Üretim ve/veya pazara sunuluş şekline göre;

-Petekli bal: Kuluçka amaçlı kullanılmamış olan saf balmumundan hazırlanmış temel peteklerin veya arılar tarafından yapılmış peteklerin gözlerinde depolanmış ve tamamı veya büyük bölümü sırlanmış olarak satışa sunulan balı,

-Süzme bal: Sırları alınan yavrusuz peteklerden santrifuj yolu ile elde edilen balı,

-Petekli süzme bal: Süzme bal içerisinde petekli bal parçaları ile hazırlanmış balı,

-Sızma bal: Süzme bal elde edilirken alınan sırlardan ve balı alınmış peteklerden sızdırılarak toplanan balı,

-Pres balı: Yavrusuz peteklerin doğrudan veya 45°C’yi aşmamak üzere ısıtılarak preslenmesi ile elde edilen balı,

-Filtre edilmiş bal: Yabancı organik ve/veya inorganik maddelerin filtrasyon yolu ile uzaklaştırılması sırasında polen içeriği önemli ölçüde azalmış balı,

d) Fırıncılık balı: Kendine özgü doğal koku ve tada sahip olmayan veya fermantasyona başlamış veya fermente olmuş veya yüksek sıcaklıkta işlem görmüş, endüstriyel amaçlı kullanıma uygun veya diğer gıda maddelerinin üretiminde bileşen olarak kullanmaya uygun balı,

e) Çerçeve: Arıların doğrudan petek yaptığı veya içine temel peteklerin yerleştirildiği malzemeyi,

ifade eder.

Ürün özellikleri

Madde 6 — Bu Tebliğ kapsamında piyasaya sunulan veya insan tüketimi amacıyla herhangi bir gıda maddesinde bileşen olarak kullanılan bala ait özellikler aşağıda verilmiştir.

a) Bala gıda katkı maddeleri de dahil olmak üzere dışarıdan hiçbir madde katılamaz. Bal doğal bileşiminde bulunmayan organik ve/veya inorganik maddelerden ari olmalıdır. Fırıncılık balı dışında bal; bala ait olmayan yabancı tat ve kokuda, fermantasyonu başlamış, asitliği yapay olarak değiştirilmiş veya içerdiği doğal enzimleri parçalayacak ya da önemli düzeyde inaktive edecek şekilde ısıtılmış olmamalıdır.

Filtre edilmiş bal ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla yabancı organik veya inorganik maddelerin ayrılması sırasında kaçınılmaz olan kayıplar dışında balda (n) polen veya diğer bala özgü bileşenler uzaklaştırılamaz.

b) Balda;

- İnsan sağlığını tehdit eden hiçbir patojen mikroorganizma, parazit ve/veya parazit yumurtası bulunamaz,

- Clostridium botulinum bulunamaz,

- Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliğinde yer alan şekerleri içeremez.

c) Balın tadı ve aroması, balın kaynağına ve üretildiği bitkinin türüne bağlı olarak değişmekle birlikte, bal kendine özgü koku ve tada sahip olmalıdır.

d) Balın rengi su beyazından koyu amber renge kadar değişebilir. Salgı balının rengi pfund skalaya göre en az 60 olmalıdır.

e) Temel petekte balmumunun doğal yapısında bulunmayan, parafin, serezin, iç yağı, reçine, oksalik asit gibi organik maddeler ile ağartıcı maddeler gibi inorganik maddeler bulunamaz.

f) Etiketinde orijin aldığı çiçek, bitki, bölge veya coğrafya belirtilen ballara filtre bal ilave edilemez.

g) Petekli ballarda, peteğin en az %80’i sırlanmış olması gerekmektedir.

h) Etiketinde botanik orijini belirtilen ballarda bu özellikleri polen analizi ile belirlenir.

ı) Ballara ait diğer özellikler Ek’te yer almaktadır.

Katkı maddeleri

Madde 7 — Bala hiçbir katkı maddesi katılamaz.

Bulaşanlar

Madde 8 — Bu Tebliğ Kapsamında yer alan ürünlerde bulaşanların miktarı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Bulaşanlar bölümüne uygun olmalıdır.

Pestisit kalıntıları

Madde 9 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde bulunabilecek pestisit kalıntı miktarları Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Pestisit Kalıntıları bölümüne uygun olmalıdır. Bu kurallara ek olarak balda maksimum pestisit kalıntı limiti en fazla 0.01 mg/kg olmalıdır.

Veteriner ilaçları tolerans düzeyleri

Madde 10 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde bulunabilecek veteriner ilaçları kalıntı miktarları Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Veteriner İlaçları Tolerans Düzeyleri bölümüne uygun olmalıdır.

Hijyen

Madde 11 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıda Hijyeni bölümünde yer alan genel kurallara uygun olarak üretilmeli ve “Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Tebliği” ne uygun olmalıdır.

İşyeri özellikleri

Madde 12 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten işyerleri Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıda Maddeleri Üreten İşyerlerinin Taşıması Gereken Özellikler bölümünde yer alan genel kurallara uygun olmalıdır.

Ambalajlama, etiketleme ve işaretleme

Madde 13 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Ambalajlama ve Etiketleme-İşaretleme bölümünde yer alan genel kurallara uygun olarak ambalajlanmalı, etiketlenmeli ve işaretlenmelidir. Bu genel kurallara ek olan kurallar aşağıda verilmiştir:

a) Çerçeveli balda net miktara “çerçeve ağırlığı” dahil değildir. Çerçevelere arıcıların işletme tescil numaraları yazılmalıdır.

b) Etikette balın orijini; salgı balı veya çiçek balı olduğu, bal ifadesinin yanında aynı punto ile belirtilecektir.

c) Etikette balın hasat yılı; üretim tarihi olarak, balın ambalajlandığı tarih; dolum tarihi olarak ifade edilecektir.

d) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünler 5 inci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde tanımlanan şekilde satışa sunulur. Ancak filtre edilmiş bal, petekli bal, petekli süzme bal ve fırıncılık balı haricindeki diğer ballar sadece “bal” ifadesi ile satışa sunulabilir.

e) Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, balın kaynağı belirli bir çiçek veya bitki ise ve bal bu bitki veya çiçeğe ait duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikroskopik özellikleri belirgin şekilde taşıyorsa, ürün ismi “ayçiçeği balı, ıhlamur balı” gibi orijin aldığı çiçek veya bitkinin adı ile desteklenebilir.

f) Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, bala üretildiği bölgenin florasına ait özelikleri belirgin şekilde taşıdığı sürece o bölgenin bölgesel, coğrafi veya topografik adı ürün ismi ile birlikte kullanılabilir.

g) Fırıncılık ballarının etiketinde “sadece pişirme amaçlı” ifadesi ürün ismine yakın ve kolayca görülebilir bir şekilde yer almalıdır.

h) Fırıncılık ballarının bileşen olarak kullanıldığı bileşik bir gıda maddesinde “bal” ifadesi “fırıncılık balı” yerine bileşik gıda maddesinin isminde kullanılabilir. Ancak, ürünün bileşenler listesinde “fırıncılık balı” olarak yer almalıdır.

ı) Filtre balların bu özelliği ve bu ballarda polen miktarının büyük ölçüde alındığı etikette belirtilecektir.

Taşıma ve depolama

Madde 14 — Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlerin taşınması ve depolanması, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıdaların Taşınması ve Depolanması bölümünde yer alan kurallar ile 16/5/1986 tarih ve 19109 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve 15/3/1989 tarih ve 1989 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu Yönetmeliği’ ne uygun olmalıdır.

Numune alma ve analiz yöntemleri

Madde 15 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerden Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Numune Alma ve Analiz Metodları bölümünde belirtilen kurallara uygun olarak numune alınmalı ve uluslararası kabul görmüş analiz metodları uygulanmalıdır.

Avrupa Birliği’ne uyum

Madde 16 — Bu Tebliğ, 2001/110 EC sayılı “Bal” ile ilgili Komisyon Direktifi ve 2005/396/EC sayılı “Hayvansal ve bitkisel orijinli gıda ve yemlerde maksimum pestisit limitleri” ile ilgili Konsey Tüzüğü dikkate alınarak Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde hazırlanmıştır.

Tescil ve denetim

Madde 17 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri; tescil ve izin, ithalat işlemleri, kontrol ve denetim sırasında bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu hükümlere uymayan işyerleri hakkında 5/6/2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yasal işlem yapılır.

Denetim

Madde 18 — Bu Tebliğde yer alan hükümlerin uygulanması ile ilgili denetim 5/6/2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yerine getirilir.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

Madde 19 — Bu Tebliğ ile; 22/10/2000 tarihli ve 24208 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan, “Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği” (Tebliğ No: 2000/39) yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 — Halen faaliyet gösteren ve bu Tebliğ kapsamındaki ürünleri üreten ve satan işyerleri bu Tebliğ’ in yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır.

Geçici Madde 2 — Bu Tebliğin 6 ncı maddesinin (h) bendinde yer alan hükmün uygulanması Tebliğ’ in yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde başlayacaktır.

Yürürlük

Madde 20 — Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 21 — Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.


EK

Ballara Ait Diğer Özellikler

Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Balı Karışımı Fırıncılık Balı
Nem (en fazla) % 20
% 23 (püren-Calluna ballarında)
% 20 % 20 % 23
% 25 (püren-Calluna kaynaklı fırıncılık ballarında)

Sakaroz (en fazla) 5 g/100g 15 g/100g (Yalancı akasya –Robina psedoacacia, adi yonca-Medicago sativa, Banksia meziesii çiçek balı, tatlı yonca-Hedysarum, kırmızı okaliptüs-Eucalyptus camadulensis, meşin ağacı-Eucryhia lucida- Eucyrphia milliganii, narenciye ballarında) 10 g/100g (Lavanta çiçeği-Lavandula spp., Boraga officinalis ballarında)
5 g/100g 10 g/100g (Kızıl çam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) 5 g/100g 5 g/100g
Fruktoz +Glukoz (en az) 100g’da 60 gram 100g’da 45 gram 100g’da 45 gram -
Fruktoz / Glukoz 0,9 - 1,4 1,0 - 1,4 1,0 - 1,4 -
Suda çözünmeyen madde (en fazla)* 0,1 g/100g 0,1 g/100g 0,1 g/100g 0,1 g/100g
Serbest asitlik (en fazla) 50 meq/kg 50 meq/kg 50 meq/kg 80 meq/kg
Elektrik iletkenliği En fazla 0.8 mS/cm (Kocayemiş-Arbutus unedo, çan otu-Erica, ökaliptus, ıhlamur-Tilia spp., süpürge çalı- Calluna vulgaris, okyanus mersini-Leptospermum ve çay ağacı-Melaleuca spp’ den elde edilenler hariç olmak üzere) En az 0.8 mS/cm (Kestane balında) En AZ 0.8 mS/cm En fazla 0.8 mS/cm En az 0.8 mS/cm (kestane balı ve salgı balı karışımlarında) En fazla 0.8 mS/cm
Diastaz sayısı (en az) 8
3 (Narenciye balı gibi yapısında doğal olarak düşük miktarda enzim bulunan ve doğal olarak HMF miktarı 15 mg/kg’dan fazla olmayan balda)
8 8 -
HMF (en fazla)** 40 mg/kg 40 mg/kg 40 mg/kg -
Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerleri arasındaki fark -1.0 veya daha pozitif -1.0 veya daha pozitif
–1,6 veya daha pozitif (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında)
-1.0 veya daha pozitif -1.0 veya daha pozitif
Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı
(en fazla)
%7 %10 (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) %7

%10 (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) %7 %7
Prolin miktarı
(en az)
180 mg/kg 180 mg/kg 180 mg/kg 180 mg/kg
Naftalin miktarı (en fazla)*** 10 ppb 10 ppb 10 ppb 10 ppb

  • Pres balında suda çözünmeyen madde miktarı 0.5 g/100g’ı geçemez.
    • Üretildiği bölge etiketinde belirtilmek koşulu ile tropikal iklim bölgeleri kaynaklı ballarda HMF miktarı en çok 80 mg/kg olmalıdır.
      • Balmumunda naftalin miktarı 10 ppb’den fazla olamaz.


© 2003 TARIM VE KOYİŞLERİ BAKANLIĞI, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü


Kaynaklar

  • http://www.ntv.com.tr/news/367535.asp
  • [http://www.binbircicek.com (Binbirçiçek Bal Honey)

SNMP || haberdar

“Simple Network Management Protocol”‘ün kısaltması. “Basit Ağ Yönetimi Protokolü” adı verilen bu teknoloji, bilgisayar ağları büyüdükçe bu ağlar üzerindeki birimleri denetlemek amacıyla tasarlanmıştır. Cihaz üzerindeki sıcaklıktan, cihaza bağlı kullanıcılara, internet bağlantı hızından sistem çalışma süresine kadar çeşitli bilgiler SNMP’de tanımlanmış ağaç yapısı içinde tutulurlar.


1. SNMP Nedir?

SNMP, ağ cihazlarında yönetimsel bilgi alışverişinin sağlanması için oluşturulmuş bir uygulama katmanı protokolüdür. TCP/IP protokolünün bir parçası olan SNMP; ağ yöneticilerinin ağ performansını arttırması, ağ problemlerini bulup çözmesi ve ağlardaki genişleme için planlama yapabilmesine olarak sağlar. Günümüzde kullanımda olan 3 tane SNMP sürümü mevcuttur.

2. SNMP’yi Oluşturan Bileşenler:

• Ajan uygulama: SNMP hizmetini cihaz üzerinde çalıştırıp gerekli bilgileri kayıtlı tutarak yönetici birime aktaran veya yönetici birimden gelen değişikliği cihaza uygulayan uygulamaya verilen isim.

• Yönetici uygulama: Ajan uygulamadan ihtiyaç duyulan bilgileri alıp kullanıcıya gösteren ve kullanıcının değiştirmek istediği değerleri cihaza gönderen uygulama.

• Ağ Yönetim Sistemi (NMS): Yönetici birimde çalışan ve bir ağa bağlı tüm cihazların izlenmesini ve yönetimini sağlayan uygulamaya verilen isimdir.

3. SNMP Yönetim Bilgi Birimleri(MIB):

MIB’ler hiyerarşik bir yapıda kayıtlı tutulan bilgi koleksiyonudur. SNMP’de belirli bir değişkenin değerine ulaşmak için evrensel olarak belirlenmiş bu koleksiyonun ilgili birimi kullanılır. Örneğin bir cihazın üreticisi tarafından atanan cihaz açıklaması için 1.3.6.1.2.1.2 birimindeki bilgiye ulaşmak gerekir.
Ağaç yapısında bu rakamların karşılığı iso. identified-organization. Dod. internet. mgmt. mib-2. description değerine karşılık gelmektedir.

4. SNMP’nin Kullanımı:

SNMP istek gönderme ve cevap bekleme ile çalışan bir protokoldür. Ağ yönetim sistemi uygulaması ajan uygulama çalıştıran cihaza ihtiyaç duyduğu bilginin isteğini gönderir ve isteği alan cihaz yönetim uygulamasına ilgili değeri döndürür. Burada UDP ve IP gibi geçmişten günümüze sıklıkla kullanılan iletişim protokollerinden birisi kullanılabilir. SNMP’de yönetim ve izleme SNMPv1 adı verilen ilk sürümünde sadece 4 çeşit işlemle gerçekleştirilir:

GET: Yönetim sistemi tarafından yönetilen birimdeki bir veya daha fazla bilgi birimindeki değeri elde etmek için gönderilen istek komutudur.

GETNEXT: Yönetim sisteminden bir bilgi tablosundaki sonraki değeri okumak için gönderilen istek komutudur.

SET: Yönetim sisteminin yönettiği cihaz üzerinde bir değeri değiştirmek için kullandığı komuttur.

TRAP: Üzerinde ajan uygulama çalışan cihazda belirli özel durumlar oluştuğunda bu durumu yönetim sistemine bildiren işlemdir. Diğer işlemlerden farklı olarak bu işlem için yönetim sisteminden herhangi bir istek gönderilmesi gerekmez.

SNMPv2 adı verilen ikinci sürüm ise ilk sürümün geliştirilmesi ile ortaya çıkarılmıştır. Örneğin iki yeni işlem ilave edilmiştir:

GETBULK: Büyük boyutlu bilgilerin verimli şekilde elde edilmesi için yönetim sistemi tarafından gönderilen istek. Bu sayede tablolardan aynı anda birkaç sütun almak mümkün olmuştur.

INFORM: Bir yönetim sisteminin diğer bir yönetim sistemini bilgilendirmek amacıyla kullandığı işlem.

Bunun yanı sıra MIB’ler için kullanılan bilgi saklama değişkenlerinin kapasitesi arttırılmıştır. Örneğin 32 bitlik sayaçların yanı sıra 64 bitlik sayaçlar kullanılmaya başlanmıştır. Her ne kadar bir geliştirilme ile ortaya çıkarılsa da bu iki sürüm birbiriyle uyumlu değildir. Ancak her iki sürümü destekleyen sistemler de mevcuttur.

5. SNMP’nin Uygulama Alanları:

SNMP büyük ve uzaktan yönetilme zorunluluğu doğan ağ cihazlarının tek bir merkezden gözlenmesi ve ayarlanmasına olanak sağlar. Sunucular, routerlar, modemler ve kişisel bilgisayarlar gibi ağı oluşturan tüm birimlerde birer SNMP ajanı bulunabilir. Bunlar Ağ Yönetim Sisteminin çalıştığı birime istek üzerine çalıştırdıkları hizmetlerle ilgili bilgileri sağlayabilecekleri gibi oluşan herhangi bir acil durumu da bu sisteme bildirip sorundan en hızlı şekilde haberdar edilmesini sağlayabilirler. Güvenlik açıklarından dolayı güvenliği sağlanmamış ağlarda kullanımı hâlâ bir tehdit olduğundan SNMP kişisel ağlarda pek fazla uygulama bulamamıştır. Her ne kadar üçüncü sürümde güvenliği sağlayıcı bazı önlemler alınmış olsa bile kullanımı artmamıştır.

Konversation || Layer

Konversation, KDE için IRC istemcisidir. KDE’nin Extragear paketi altında geliştiriliyor, dolayısıyla KDE’den bağımsız sürüm çıkarabiliyor.

Çoklu sunucu, IPv6, SSL ve UTF-8 gibi modern özellikler barındırıyor.


Özellikleri

  • Konsole entegrasyonu (KParts).
  • KAddressbook entegrasyonu.
  • Görünümü kişiselleştirilebilir isim listesi.
  • Betikler için alias sistemi.
  • OSD
  • Sunucu ve kanallar için sık kullanılanlar listesi.
  • Blowfish desteği.
  • IPv6 desteği.
  • UTF-8 desteği.
  • Kullanışlı betikler (örn. google aramaları için Google betiği)


İlgili Sayfalar

  • KDE
  • IRC istemcileri listesi
  • IRC istemcileri karşılaştırması


Dış bağlantılar

  • Konversation sitesi
  • Konversation El Kitabı
  • BerliOS - Konversation proje sayfası

Karaçay Balkarcası || sonradan olacaklardan

Karaçay Balkarcası, Kuzey Kafkasya’da yaşayan Karaçaylar ve Balkarların konuştukları dilin ortak adı. Türk Lehçelerinin Kıpçak öbeğine bağlı olan bu Lehçeler eskiden Karaçayca ve Balkarca olarak ikiye ayrılmış ve sonradan bir dil olduğu kanısına varılıp Karaçay Balkarcası adı verilmiştir.

DivX || MPEG

thumb|DivX logo

DivX, üstün sıkıştırma yöntemi ve kalite kaybını en aza indiren tekniğiyle son yıllarda kullanıcılar arasında olağanüstü rağbet görmüş DivX, Inc. (eski adıyla, DivXNetworks) tarafından geliştirilen görüntü sıkıştırma biçimidir (video codec). DivX, sayısal videoyu MPEG-4 bölüm 2 “Advanced Simple” profili uyumlu sıkıştırarak görece az görsel kayıpla videonun kompakt bir biçimde saklanabilmesini sağlar.
Popülerlik ve yaygınlık nedeniyle, MPEG-4 standardı sadece görüntü kodlamasında kullanılmaktadır; DivX ile kodlanmış görüntü içeren dosyalarda ses kısmı AAC (MPEG-4 ses kodlama standardı) yerine MP3 ya da AC-3 ile kodlanır. Windows ve Macintosh ortamlarında çalışan DivX codec ve uygulaması dışında “DivX” logosu taşıyan oynatıcılar ya da oynatıcı yazılımları DivX yazılımı içermemekte, ancak DivX ile sıkıştırılmış filmleri oynatabilmektedir.

DivX 3.11 Alpha ve önceki sürümler, Microsoft’un (sadece ASF içinde kullanılabilen) MPEG-4 Sürüm 2 video çözücü/açıcısı (codec) kırılarak geliştirilmiştir. Bu şekilde codec’in AVI gibi ASF harici muhafazaları da desteklemesi sağlanmıştır. Daha sonra 2000 yılında sıfırdan geliştirilen DivX 4.0 piyasaya sürülmüş, bunu 2002′de DivX 5.0 ve 2005′de DivX 6.0 izlemiştir. DivX 4 öncesinde DivX Networks şirketi kurulmuş, daha sonra şirket DivX, Inc. adını almıştır.

DivX 4, açık kaynak kodlu OpenDivX üzerine geliştirilmiş, ancak DivX Networks şirketi “amacına ulaştıktan sonra” OpenDivX kodu kapalı hale getirilmiştir. Kod kapatılmadan önce alınan kod parçalarıyla açık kaynak kodlu XviD codec’i geliştirilmiştir. XviD yazılımı da açık kaynak kodlu ve Microsoft çalışmasından bağımsız olmasına rağmen MPEG-4 video kodlamanın doğası gereği ABD ve Japonya’yı da içeren bir grup ülkede yazılım patentlerini ihlal ettiğine inanılmaktadır.

DivX, DVD kopyalamanin kitleler için erişilemez olduğu bir dönemde çıkarak DVD filmlerin az görsel kayıpla CDlere yazılabilmesini sağladığı ve (3.11 alpha sürümünün) çıkış noktası itibariyle korsan olmasıyla çok tartışılan bir yazılım olagelmiştir. Buna ek olarak, DivX 4.0-5.2 arası sürümler ile gelen kötü niyetli yazılımlar, kitleleri DivX alternatiflerine yöneltmiştir. DivX, aynı zamanda BS Player, VirtualDub ve FlaskMPEG gibi bir dizi programın da yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Günümüzde DivX sıkıştırma biçiminden daha yüksek verim sunan MPEG-4 bölüm 10 (AVC ve H.264) sıkıştırıcılar giderek daha popülerleşmektedir. Apple QuickTime ve x264 yazılımları H.264 sıkıştırmayı desteklemektedir.

DivX kullanacaklara


Dış bağlantılar

  • Bedava DivX indir!
  • DivX resmi sitesi
  • Türkçe DivX Altyazı ve Teknolojisi üzerine dokümanları edinebilir, pano’larında bu gelişime yardımcı olabilirsiniz.
  • Divx dizi satış sitesi
  • vizyon divx filmler

  • MPEG compression technique This motion vector is part of the MPEG stream and it is divided in a horizontal and a vertical part. These parts can be positive or negative.
  • Was ist MPEG ??? Einführung in das MPEG-Format und seine technischen Grundlagen.
  • MPEG . ORG - MSSG: Free MPEG software Mpeg.org is the reference website for MPEG. It is the most complete and comprehensive index of MPEG resources on the Internet.

MP3 || Bakınız DivX Winamp

MP3 (okunuşu me-pe-üç), açılımı MPEG-1 Audio Layer III (Film Uzmanlar Grubu Ses Katmanı 3) olan sıkıştırılmış ses biçimi ve bu biçimde kaydedilen seslere verilen ad. Fraunhofer-Institute tarafından geliştirilmiştir. Sayısal hale getirilmiş sesler üzerinden insan kulağının duyamayacağı frekansların silinmesi yöntemine dayanır. Ses kalitesinde kayıp olmadan 1:12 oranına kadar sıkıştırmaya imkân tanır.

MP3, MPEG-3 ile karıştırılmamalıdır. MPEG-x standartları MPEG grubu tarafından belirlenen, hem ses, hem de görüntüyle ilgili standartlardır. + MP3, MPEG-3

MP3 kelimesi, MPEG Layer 3′ün kısaltmasından oluşmuştur. (MPEG=Motion Pictures Experts Group). Yepyeni bir müzik formatıdır. Sıkıştırma algoritmaları geliştirilmeden önce bilgisayarlarda ses örnekleri wav, pcm, voc, au, snd gibi formatlarda saklanırdı. Bu formatlar sesi depolarken insan kulağının duyamayacağı ses frekanslarını da depolayarak dosyanın şişmesine yol açarlar. Bu formatlarda CD kalitesinde 3-5 dakikalık bir ses kaydının saklanabilmesi için 50 ila 70 megabayt arasında bir sabit disk alanı gerekmektedir.
MP3 sıkıştırma formatı tüm basitliğiyle internette yaygınlaşmaya başladığında kimse sonradan olacaklardan haberdar değildi. Başlangıçta CD kalitesinde müzik dosyalarının sabit disklerde eskiye nazaran 16′da 1 oranında sıkıştırılarak daha az yer kaplar hale getirmesiyle yaygınlaştı. Tüm internet kullanıcıları kendi evlerinde ve ofislerinde bu sıkıştırma algoritmasını kullanan sıkıştırıcı yazılımlar kullanarak CD’lerini, kasetlerini MP3 formatına dönüştürdü.


Ayrıca Bakınız

  • DivX
  • Winamp
  • Ogg Vorbis

Horn Hoparlör || frekansların

Contents


Tarihçe

Horn tipi hoparlörler, hoparlörler arasında en değişik ve özel tasarımlardan bir tanesi hatta belki de en egzotik olanıdır. Türkçe’ye boru hoparlör olarak çevirilebilir. Makelenin bundan sonrasında horn yerine boru kullanılacatır. Ortaya çıkışları ilk amplifikatörlerin bulunmasına kadar uzanır. 1923 yılında ilk triyod lambaların bulunmasının akabinde bu yükseltilmiş sinyallerin ses dönüştürülmesi amaçlanan bir teknoloji aranmaktaydı. Bulunan ilk çözümlerden bir tanesi boru şekline getirilmiş metal diyaframların, titreşimler üreterek ses vermelerine dayanıyordu. Bu ilk tip borular özellikle eski gramofonlarda kullanılmaktaydı. Bell Laboratuarlarından iki mühendis 1927 yılında daha yenilikçi bir çözüm geliştirmeyi başardılar. Farklı şekilde yüklenmiş elektrik sayesinde anlık oluşan manyetikleşmeler ile ses üretebileceklerini buldular. Hoparlörlerin dönüm noktası budur. İlk dönemlerden bu yana birçok firma boru tipi hoparlörler üretmiştir. Hatta bir kısmı üretimlerine devam etmekte, bir kısmıda bu teknolojiyi sadece belirli frekansları kapsayan sürücülerde kullanmaktadırlar. Boru tipi hoparlörleri üreten en önemli firmalar, JBL, Altec Lansing, Klipsch, Lowther gibi firmalardır. Bugün bunlara sadece bu konuda üretim yapan özel firmalarda katılmıştır ki, en önemlisi Avantgarde Audio’dur. O yıllardan bugüne teknolojik olarak devamlı gelişerek üretilmiş, en eski hoparlör tipi boru tipi hoparlörlerdir.


Çalışma Prensipleri

En basit hali ile oldukça hızlı bir sürücü hoparlörlerden gelen titreşimlerin konik bir boru içerisinde daha fazla basınç oluşturarak büyültülmesi esasına göre çalışır. Konik yapılı şekil ilk ortaya çıktığından bugüne kadar çeşitli değişikliklere uğrasa da, ana şekli çok bozulmamıştır. Bu şekil teorik olarak akustik sinyallerin değişimini sağlamaktadır. Zaten boru tipi hoparlörlerin çalışma şekillerinin esası da budur. En önemli parça sürücü hoparlördür. Genelde bütün frekans değerlerini iletebilen tek bir sürücü özel hoparlör kullanılır. Bu da farklı ünitelerin kullanılmasından genelde daha etkin bir çözüm üretir. Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar. Bu sürücünün oluşturduğu ses sinyalleri yani titreşimler borunu içerisinde büyüyerek hoparlörden dışarıya çıkar. Alışılagelmiş bir hoparlör tasarımında da en büyük farkı budur. Standart bir hoparlör üzerindeki sürücüler bu tarz mekanik bir büyütme yapmazlar. Bu büyütme oranın büyüklüğünden dolayı teorik olarak desibel kazançları yüksektir. Bu nedenle Single Ended Amplifikatörlerle sürülmeleri daha uygundur.


Tasarım Sorunları

  • Boru tipi hoparlörler genelde ses sinyalleri büyütürken bir değişime uğratırlar. Bunun yanısıra belirli bir orandan daha fazla gürültü oluştururlar. Bu sebeple tasarımları ciddi anlamda mühendislik çalışma gerektirmektedir. Bugün bazı hoparlör üreticileri bu sorunları yenmeyi başarmış ve çok hassas cihazlar üretmeyi başarmışlardır. Fakat ürünlerin fiyatları çok yüksek olduğundan yaygınlaşamamıştır.
  • Yüksek hızlı sürücü tasarımındaki sorunlar. Tüm frekans değerlerini mükemmel olarak yansıtabilen bir tasarım neredeyse imkansızdır. Bu nedenle özellikle alt frekans ses sinyallerinin farklı bir hoparlöre üst ve orta frekansların ise tek bir sürücü hoparlörden aktarılması ile bu sorun çözümlenmiştir. Bazı firmalar her üç grup ses frekansını ayrı hoparlörlerden vererek 3 ayrı boru ünitesi kullanmaktadırlar. Sonuçta 1 hoparlör başına 3 adet boru düşmekte ve cihazın boyutları ve ağırlığı inanılmaz hale gelebilmektedir.
  • Diğer sistem bileşenlerinin maksimum kalitede olması gerekliliği. Bir boru tipi hoparlör sürücüden gelen her sinyali büyütür. Eğer bağlı olduğu sistemde örneğin bir dip gürültü var ise, bu gürültüyü de büyüterek rahatsız edici hale getirebilir. Bunu önlemek için tüm sistem bileşenlerinin, kablolama ve hatta elektrik sisteminin özel olarak tasarlanmış olması gerekliliği, parasal değeri inanılmaz yükseltmektedir.


Dış Bağlantılar

Bazı boru tipi hoparlör üreticilerinin web siteleri
Avantgarde Audio web sitesi [1]
Lowther web sitesi [2]
Klipsch web sitesi [3]
Living Voice web sitesi [[4]]

  • Bəxtiyar || MP3 MPEG-3

    1955 Azerbaycan yapımlı Bəxtiyar (Bahtiyar) siyah beyaz bir güldürü, dram filmidir.

    Contents


    Filmin konusu

    Film Bəxtiyar (Oqtay Əfəndiyev), Saşa (Lyuba Belıx) ve Yusif adlarında üç dostun (Nazim Yüzbaşov) daha çocukken profesör Rəcəbov’un (Məmmədrza Şeyxzamanov) bağını çalma planları ile başlar. Arkadaşlar arasında alınan karara göre Bəxtiyar güzel sesiyle taştan yapılmış çitin üstüne çıkıp şarkı söylemeye başlayacaktır; profesör Rəcəbov’sa başını sesin geldiği yöne çevirecektir. Çevirmesiyle beraber diğerleri fırsattan yararlanıp elmaları profesöre atacaktırlar.
    Bəxtiyar çitin üstünde şarkı söylemeye başlar. Bunu işiten profesör hemencecik bayıra çıkıp Bəxtiyar’ı tutar ve evine getirir. Onun sesine hayran olan profesör “Şarkıcı olmak ister misin” diye sorar “Hiç benden şarkıcı olur mu?” diye Bəxtiyar soruyu soruyla yanıtlar. Böylelikle profesörle Bəxtiyar tanışmış olur. Profesör çocukların o elmaları yaralı askerler için yığdıklarını zannetmişçesine cömertçe onlara elma verir.

    Bəxtiyar Rza İsmayılov’la (İsmayıl Əfəndiyev) hastanede askerlere şarkılar okurken tanışır. Muharebede yaralanan İsmayılov Bəxtiyar’a yakınlaşır ve onun babasıyla bir yerde vurulduğunu söyler. Sonra hatıra olsun diye her üç dostun fotoğraflarını çeker.

    Filmde sadakatli dostluk bağları, hicran, saf duygular ön plana çekilmiştir.


    Dış bağlantılar


    Filmin müzikleri

    • Filmin bütün musiqiləri site RapidShare


    Filmin Videosu


    Filmi İzleyin


    Google Video
    • 1. bölüm site Google Video
    • 2. bölüm site Google Video

    reklam


    Qaraqutu.com
    • 1. bölüm site Qaraqutu.com
    • 2. bölüm site Qaraqutu.com


    Filmi Yükleyin


    RapidShare
    Filmi yükle-1. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-2. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-3. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-4. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-5. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-6. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-7. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-8. bölüm site RapidShare
    Filmi yükle-9. bölüm site RapidShare


    AzeriArt.Net
    Filmi yükle-1. bölüm site AzeriArt.Net
    Filmi yükle-2. bölüm site AzeriArt.Net


    DIASPORA.gov.az
    Filmi yükle-1. bölüm site DIASPORA.gov.az
    Filmi yükle-2. bölüm site DIASPORA.gov.az